Bursa fethedildiğinde bir ticaret yolu üzerinde muhkem bir ‘Askeri Üs’ten başka bir şey değildi. Osmanlı Bursa’yı yaratma sürecinde hanlar, hamamlar yaptı ve zamanla Tahtakale altında bir ‘Uzun Çarşı’ aksı oluştu. Bu, Kapalıçarşı’nın doğuşudur. Ve Kapalıçarşı, yüzyıllar boyunca yangınlar, depremler geçirdi, yandı-yıkıldı, yeniden yapıldı…

Bugün Bursa’nın ticaret ve alışveriş vitrini olan Kapalıçarşı, tarihi imajını yitirmiş değildir. Orhan Gazi zamanında Hanların araları çatı ile kapatılarak kapalı çarşılar meydana getirilmeye başlanmış ve Kapalı Çarşı’nın ilk hali bu şekilde oluşmuştur.

Daha sonraki yıllarda Sahaflar, Aktarlar, İvaz Paşa , Gelincik, Sipahiler, Karacabey, Eski bakırcılar çarşıları eklenerek kapalı çarşıyı oluşturmuşlardır. 1958 yılında tamamen yanan kapalı çarşı yeniden inşa edilmiştir.Kapalı çarşı ilk halinde olduğu gibi tek katlı olarak değil alttan zemin kat, sokak seviyesinde ve yolların iki tarafında dükkanlar ve dükkanların üst katları olarak inşa edilmiştir.Çarşının üstü de modern bir şekilde kapatılmıştır, 1855 depremde yıkıldıktan sonra üstü açık kalan İvaz Paşa ve Eski Bakırcılar Çarşıları da 1960 yılında restore edilerek üstleri kapatılmıştır. Günümüzde içinde barındırdığı Kuyumcular bedesteni, yorgancılar çarşısı, ayakkabıcılar çarşısı, mobilyacılar ile tam olarak alışveriş ve ticaretin merkezi durumundadır.

FOTOĞRAF (YUSUF SERKAN YILMAZ)

Kentin merkezindeki Emir Han, Koza Han, Geyve Han gibi hanların aralarının zaman içinde çatı ile kapatılarak oluşturulan Kapalı Çarşı; daha sonraları Sahaflar, Aktarlar, Yorgancılar, Sandıkçılar, Kuyumcular, Kavukçular, İplikciler, Sipahiler ve Bakırcıların ilave edilmesiyle genişletilmiştir. Geçmişte alışveriş ve ticaretin nabzının attığı Ulucami’nin arka tarafındaki Kapalıçarşı ve Bedesten günümüzde de tüm zenginliği ve canlılığı ile hizmet vermeye devam ediyor.

Kapalı Çarşıda 130 adet dükkan bulunmaktadır, bu dükkanların geneli kuyumcu ve döviz üzerine satış yapmaktadır.