Bir rivayete göre; gölün bulunduğu alan binlerce yıl önce köymüş. Bölgeye gelen bir ermiş köylülerden su istemiş. Köylüler iş güç nedeniyle onunla ilgilenmemiş. Bu duruma içerleyen ihtiyar ermiş asasını hışımla yere batırmış ve birden sular fışkırmaya başlamış. Ermiş asasını yerde sürüyerek yürüyüp gitmiş. Sular da onun peşinsıra akarak bugünkü İznik Gölü’nü oluşturmuş. Arazi üzerindeki köy ise sular altında kalmış. Tabii biz köylülerin yalancısıyız. Umuyoruz ki sadece şehir efsanesidir. Gelelim araştırmalar sonucu elde edilen bilgilere İznik gölü depremden kaynaklanan bir çöküntü sonrası içinin dolması ile oluşmuş doğal tatlı su gölüdür.

Türkiye’nin 5. büyük gölü olup aynı zamanda da Marmara bölgesinin en büyük gölü olma özelliğini taşır. Antik çağlarda Askania adı ile bilinen günümüzde ise İznik denilen bu yer Bursa’nın kuzey doğusundadır. 297 kilometrelik bir yüz ölçümüne sahip olan İznik gölünün şekli elips, suyu ise çoğu gölümüz gibi tatlı sudur. Hatta Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sin de bahsi geçen İznik gölünün suyu için şöyle demiştir; ‘Suyu gayet güzel ve tatlı olduğundan burada olan 76 çeşit balıklar bir gölde yoktur. Özellikle bunlardan elhalinye balığı, alabalığı ve sala balığı gayet meşhurdur ki asla balık kokusu yoktur. Gayet lezzetli çorbası ve tavası olup kolay sindirilir olduğundan başka güçlendiricidir. Bütün avcılar bu balıkları Yenişehir’e, Gemlik kasabası’na ve Pazarköy kasabası’na götürüp kar ederler. Suyunda şehir halkının bütün kadınları gölün kenarında çamaşır yıkarlar. Esvapları sabunsuz öyle beyaz olur ki sanki pamuk gülü gibi olur. Bu gölde 7 gün bir atı yıkasalar ve suyundan içirseler etlenip şişmanlayıp daha güzel olur.’

Karsak deresi gölün fazla sularını Gemlik körfezine taşımaktadır. İznik gölü’nün deniz seviyesinden yüksekliği 85 metredir ve en derin yeri 64 metredir. Mayıs ayında göl suları en yüksek seviyeye ulaşmakta olup aralık ayında ise en düşük seviyededir. Samanlı dağlarının Güney yamaçları göle dik olarak iner. Gemlik körfezine açılan gölün, yüksekliği 1.350 metreye kadar  ulaşan dağlarla çevrilidir. Bazı dereler dışında gölü besleyen en önemli ırmak Samanlı dağlarının güney eteklerinden Üçpınar deresi adıyla doğan, farklı kollar alarak kuzey doğu kıyısından göle dökülen Akarsu deresidir. Gemlik körfezinin bir uzantısı iken, Samanlı dağları ve Katırlı dağlarından doğan suların taşıdıkları lığlarla dolması sonucunda körfezden tamamen ayrılmıştır.

İznik çevresinde ve Gemlik körfezi ile göl arasında bulunan geniş düzlüklerde tarım yapılmaktadır. Zeytin ağaçlarından tutun üzüm bağlarına kadar  her türlü sebze meyve yetiştiriciliği yapılabilen bereketli topraklara sahip. Şimdi konu İznik olunca mitolojiye de değinmeden olmaz. Söylenene göre Dionysos nam-ı diğer bolluk, bereket, toprak ve en çokta bilinen adıyla şarap tanrısı olan Dionysos bu topraklarda bulunmuş. Bu bereketli toprakların sebebi bu olabilir mi ki? Onu bunu bilemeyiz doğal olarak ama bildiğimiz bir şey var, İznik gölünün en güzel yanlarından biride gün batımının muhteşem olması. Hatta biz bursalılar bu gün batımını şenlik haline getirdik. Yani biz dediysek işte Büyükşehir belediyesi, İznik kaymakamlığı ve İznik belediyesinin ortak çalışmları sonucu böyle bir şenlik ortaya çıkmış oldu J Kendilerine burdan teşekkürlerimizi iletiyoruz. 3-10 Ekim ve 14-21 Mart tarihleri arasında güneş suya öyle bir yansır ki doğa fotoğrafçılığına merak salan alır eline makinasını gelir göl kıysına. Eee romantizim düşkünlerinede biz burdan akıl vermeyelim artık eminiz ki onlar çoktan atmışlardır hafızaya tarihleri. Gün batımına kalamayacak dahi olsanız kıyının 20 metre kadar açığında olan bazilikaya bir göz atın deriz. 1-2 metre derinlikte bulunan bu bazilika Amerika Arkeoloji Enstitüsü tarafından 2014’ün en önemli 10 keşfi arasında yerini aldı. Bazilika hakkında bilgi vermek gerekirse; bir rivayete göre hıristiyan bir ailenin çocuğu olan Neophytos, Doğu Roma (Bizans) imparatorları tarafından hıristiyanlığın kabul görmediği bir zamanda dünyaya gelmiş. Kendisi İznik bölgesinin ilk bilinen azizlerindenmiş. 16 yaşında askerler tarafından göl kenarında sırtından hançerlenerek öldürülmüş. Daha sonraları hıristiyanlık kabul edilince Aziz Neophytos adına halk bu bazilikayı yapmış. Bir deprem sonucu bazilika sular altında kalınca Aziz’in mezarını açarak naaşını başka bir yere taşımışlar. Bazilika içinde açık bulunan mezar bu bilgiyi doğrular nitelikte. 2300 yıl öncesine dayanan bu tarih Türkiye üzerinde tek olmakla birlikte su altı müzesi olma yolunda da çalışmalara başlanmış durumda. İlgilenenlerin dikkatine sunulur.

Ayrıca gölün etrafında Bursa’nın en geniş ve en güzel piknik alanları bulunmakta. Göle karşı semaveri yakarken sırtınızı çamlık ormanına yaslayabilirsiniz. Günü birlik piknik yapmak bana göre değil ben uzak yoldan geldim doğayı severim derseniz de çadır alanları mevcut. 1950’li yıllara kadar göl çevresi bataklıktı, ancak çalışmalar sonucu burası sit alanına çevrilmiş ve doğal güzelliği korumayı amaçlamıştır.