2 bin 543 metre yükseklikteki zirvesi ile günümüzün kış turizm merkezi olan Uludağ’ın tarihi Antik Çağ’a kadar uzanır. Heredot, bu dağdan Olympos adıyla bahseder.

Bursa Ovası’nın güneyinde yer alan bu bölge ilk çağda Olympos Mysia, Roma döneminde ise Keşiş Dağı olarak bilinir. 1933’te Uludağ’da bir otel kurularak bölge kış sporları için kullanılmaya başlanmıştır. 1963’te ise Türkiye’nin ilk teleferiği, Uludağ kayak merkezi sınırları içerisinde açılmış ve kış turizmi gelişmeye başlamıştır.

TÜRKİYE’NİN İLK KAYAK MERKEZİ

Türkiye’nin ilk kayak merkezi olan Uludağ, İstanbul ve Ankara gibi büyük kentlere yakın olması nedeniyle her geçen yıl ziyaretçi sayısını artırmaya devam etmiştir. Bursa Ovasına yakın yerlerinde ise kaplıcaların bulunması sağlık turizminin de bölgede gelişmesini sağlamıştır.

Uludağ kayak merkezi, 15 özel ve 12 kamuya ait resmi konaklama tesisi; telesiyej ve teleskileri ile kış aylarının tatil rotasıdır. Uludağ’ın tarihi ve doğal gelişimi içerisinde kayak otelleri ve tesisler de gelişerek bölgenin büyümesine katkı sağlamıştır. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan Uludağ kayak merkezi, iklim ve bitki örtüsü ile misafirlerini kendine hayran bırakmaktadır. Yüksek yerlerinde eski buzullara ait izler görülen Uludağ kayak merkezinde Türkiye’nin önemli volfram yatakları da bulunmaktadır.

DOĞAL ZENGİNLİKLER

Uludağ tarihi içerisinde yüzyıllarca değişen iklim koşullarına bakıldığında yükseklere çıkıldıkça kar yağışının arttığı görülürken derin vadiler içerisinde akan derelere de rastlanmaktadır. Mart ayında Uludağ’da doğa ana uyanmakta ve nadir bitki örtüsünü sergilemektedir. Şubat ayında 1700 metre üzerinde 400 cm’e varan kar kalınlığı görülürken yaz aylarında defne, zeytin, fındık, kızılçam, kestane, meşe, karaağaç, kayın, karaçam, gürgen, titrek kavak gibi ağaçlar görülmektedir.