Rumeli Beylerbeyi Büyük Emir Abdullah oğlu Dayı Karacabey tarafından 1446 yılında yaptırılmaya başlanmış, ancak 1456 yılında katıldığı Belgrat Savaşında şehit düştüğü için  vasiyeti üzerine ailesi tarafından Fatih Sultan Mehmet devrinde, 1457 yılında yapılmıştır. Selimiye Mahallesi’nde bulunan caminin mülkiyeti Vakıflar genel müdürlüğüne aittir. 1853 depreminde hasar gören yapı daha sonraları da Yunanlılar tarafından tahrip edilmiştir. Kullanılamaz haldeki yapı 1971-72 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğünce onarımına başlanmış ve 12 Temmuz 1980 tarihinde ibadete açılmıştır. Kuzey tarafındaki imaret yok olmuştur. Caminin 36 penceresi, 9 kubbesi, iki kapılı bir minaresi vardır. Cami, son cemaat yeri, kuzey – güney doğrultusunda ardı ardına sıralanan giriş ve ibadet mekanı ile, girişin doğu ve batısında önlerinde birer dehliz bulunan iki yan kanattan ibarettir. Doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlı son cemaat yeri, haçvari altı destek ve kemerle beş bölüme ayrılır. Kuzey cephe, son cemaat yerinin eş yükseklikteki sivri kemerli revağı ile dışa açılır. Kubbeler ve tonoz aynı yüksekliktedir. Kubbenin ortasında sekiz cepheli aydınlık feneri yükselir. Son cemaat yerinin güney duvarı ortasında yer alan giriş, çok renkli malzemesi, taş ve mermer işçiliğinin kalitesi ve ahenkli bezemeleriyle dikkat çeker. Kübik kaideli, silindirik gövdeli ve tek şerefeli minare, piramidal külahlıdır. Bütünüyle yapı taştır. Son cemaat revakının minare etrafındaki kubbesi altında Karacabey’in mezarı vardır. “Bu sekiz yüz altmış senesi Şaban ayı ortalarında, Murad Han oğlu sultan Mehmet’in halifelik zamanında , Belgrat Kalesi muharebelerinde şehit olan saadetli, merhum ve mağfur, Abdullah oğlu büyük emir Karaca Bey’in kabridir” yazılıdır.  Tarihi kayıtlarda “Kurşunlu Cami” olarak da anılıyor.